huzurun kanat çırparkenki sesini duyanınız var mı?
ya o süzülüşündeki dinginliği göreniniz
ses sınırının aşıldığı yerdir orası ve hareketler, insanı yavaş yavaş kendinde kaybeder.
tebessümlerin güller kadar yavaş açıldığı yerdir ve “an” alabildiğine genişlemiştir.
orada, o gülün açılışında yavaş yavaş seyretmek kendini…
orada kaybolmak, bulunmak istemeyerek…
nasıldır bilir misiniz?
ve nasıl bağımlıyım ben ona şimdi, nereye kaçayım ayağımın bastığı her yer sürgünümü perçinlerken ve ne yapmalıyım huzurun sesine olan inancımı yavaş yavaş kaybederken.
inancım, ses duvarının “hızla aşıldığı” yöne doğru kayarken ne yapmalıyım da bir tebessümde kaybetmeliyim ruhumu…
imkansızın içimde yankıyan sesi yüzüme çarpa çarpa yükseliyor…
artık hiç bir şey yazılası değil.
semender


Son Yorumlar