
‘Aşk’sa Aşk!
Çileyse çile!
Sonuna kadar varım gülüm!
Üzerime doğru boca edildikçe acıların belki en beyazı, yine “acı” dilerim. Çünkü gülüm bilirim ki gönül sevdaya, gönüller sevda acısına hasret.
Hastadır gönlüm inadına. En büyük gurbetleri yaşar, en büyük vuslatların zulasında. Ve “garip”tir baba ocağında, yâr kucağında inan ki… ve bütün ölümler diriliş ve bütün dirilişler ölümdür haddizatında, bu hercâî dünyada…
Bilmem ki nasıl anlatsam, gülüm…
Ben yâr kucağında ezelden tanıdık bir huzur arayacak fıtratta değilim. Ebedî huzuru, ebed diyarına erteleyenlerdenim.
Burada “sevda” ekenler, orada “vuslat” biçecekler…
Ben derdime anlam, çileme ortak olmanı istemiştim sadece senden. Yüreğinde bir yer aramıştım kendime, belki bir kuytu köşe.
Ama anladım ki…
Dünyanın bütün kahırları bir yana, yâr yüreğine vuslat bir yana…
sâdâbâd (1993)
Son Yorumlar